Değerli Basın Mensupları,
Tüm kamuoyunun bildiği üzere; Sayın Cumhurbaşkanımızın da defalarca dile getirdiği gibi önümüzdeki süreci Türkiye Yüzyılı yapma adına atılan adımlardan biri de; 2024-2025 Eğitim Öğretim yılından itibaren MEB tarafından kademeli olarak uygulanmaya başlayan Türkiye Yüzyılı Maarif Modelidir. Amacı da kısaca; milli manevi değerlere bağlı, donanımlı, eleştirel düşünebilen, sosyal, zihinsel ve fiziksel olarak bütüncül olarak gelişmiş bireyler yetiştirmektir. Bu modelin kapsayıcı değerleri de saygı, adalet ve sorumluluk şeklinde belirtildi. Fakat Sakarya İl Milli Eğitim Müdürlüğünün uygulamalarının Maarif Modelinin amaçlarıyla ve hedeflenen değerlerle hiçbir alakasını olmadığını görüyoruz. Bu durumun sebebi; ilimizdeki eğitime yön veren kişilerin kendi ikballeri uğruna bazı siyasi çevrelerin ve yetkili sendikanın tüm direktiflerine boyun eğmesidir. Aşağıda bazı örneklerini açıklayacağımız uygulamalarla bu modelin amacına ulaşmasının mümkün olmadığını; saygı, adalet ve sorumluluk gibi değerlere önce milli eğitim yöneticilerinin sahip olması gerektiğini tüm kamuoyu görecektir.
- Uzun zamandır eğitim öğretim faaliyetlerini olumsuz etkileyen keyfi birçok uygulama sebebiyle eğitim çalışanlarının rahatsız olduğu Kocaali ilçesinde bir soruşturma başlatıldı. Atatürk Ortaokulu’nda görev yapan okul müdürü ve müdür yardımcısına çeşitli cezalar verilerek yeri değişikliği tedbiri de teklif edildi. Türk Eğitim Sen üyesi müdür yardımcısı Kaynarca’ya gönderilirken okul müdürü için daha fazla ceza almasına rağmen yer değişikliği teklifi İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından uygulanmadı. Çünkü kişi Eğitim Bir Sen üyesidir, çünkü bu kişi için bazı siyasi çevreler devreye girmiştir. Bu konuyla alakalı girişimde bulunmamızdan sonra da okul müdürü kendisini kollayanlardan aldığı güçle sendikamız üyesi öğretmenlere keyfi soruşturmalar açmaya başlamıştır. Kendileriyle görüşmemize rağmen il yöneticileri somut hiçbir adım atmamıştır.
- 17 Mayıs 2024 te Cumhurbaşkanlığı tarafından Tasarruf Tedbirleri Genelgesi yayınlandı. Milli Eğitim bünyesinde de genelge doğrultusunda bazı adımlar atıldı. Mesela belli sayının altındaki sınıflar birleştirildi. Öğretmenlerimizin norm fazlası olması, zaten yoksulluk sınırının altında maaşa layık görülen öğretmenlerimizin ek derslerinin düşmesi pahasına bu adımlar atıldı. Lakin aynı İl Milli Eğitimin Hendek ve Karasu ilçelerinde fazladan şube müdürü çalıştırırken, özel bürolara görevlendirmeler yaparken, hatta kuruma dahi uğramayan bu yandaşlara maaş öderken, yeni yapılan okulları birçok eksiğine rağmen teslim alırken, bazı okullarda 40 kişinin üstündeki sınıflarda ders işlenirken birçok boş dersliği olan okullara müdahale edemezken, keyfi yaptığı görevlendirmelerin yerine ücretli öğretmen görevlendirirken ne genelge ne de kamu zararı akıllarına gelmektedir. Yeter ki kendilerine talimat verenlerin gönlü olsun.
Hendek’te fazladan çalıştırılan şube müdürü Taraklı Öğretmenevine atandıktan sonragörevine başlamışmıdır? Başlamadıysa mevzuat gereğiidarecilik görevine son verilmesi gerekmiyor mu? İptal edildiyse hangi gerekçeyle ataması iptal edildi de kendisine kurucu müdürlük görevi verildi?
Karasu’da fazladan çalıştırılan şube müdürünü memnun etmek için milli eğitimuzun zamandır
hukuksuzluk yapmaktadır. Pamukova’da görev yaparken kadrosu olmamasına rağmen hukuksuz bir şekilde Karasu Mesleki Eğitim Merkezine görevlendirilmiştir. Sonrasında sınavla Karadeniz Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine atanmıştır. Burada hiç çalışmadan özel büroya çekilmiştir. Bu görevlendirme 1yılı aştığı için idareci kadrosunun düşmesi gerekmektedir. Fakat bu kişi şimdi de şube müdürlüğü yapmaktadır.
- 2023 te Serdivan Halk Eğitim Merkezine yönelik açılan kurslarla alakalı soruşturma başlatıldı. Yargı süreci devam ettiği için uygulanan çifte standardı sizlerle paylaşmak adına bu konuya değiniyoruz. Bu soruşturma neticesinde İl Teftiş Kurulu, kurumdaki tüm idarecilerin idareciliklerini sonlandırarak öğretmen olarak görev yerlerini değiştirdi. Fakat Adapazarı Halk Eğitim Merkezinde de benzer kurslar açılmasına rağmen hatta kurs evrakları dahi aynı iken yürütülen soruşturma aynı şeklide sonuçlanmadı. Buradaki yöneticilerin, idarecilikleri sonlandırılmadan görev yerleri değiştirildi.
- Bir diğer önemli konu proje okullarımız. Sınav puanı ile öğrencilerimizin yerleştiği nitelikli (! )okulların yakın zamanda statüsü değiştirilerek proje okulu kapsamına alındı. Öncesinde idareci ve öğretmenlerinin sınavla görev yapabildiği bu okullarımız proje okulu kapsamına alındıktan sonra sınav şartı da ortadan kalkmış oldu. Tamamen İl Mem in teklifi ve bakanlığın onayıyla 4 yıllığına görevlendirme gibi bir durum oluştu. Bakanlık da ilgili mevzuatın ilk halinde mesela Fen Liselerinde görev yapacak müdürlere sayısal branş mezunu olma şartı getirdi. Sendikal ve siyasi tahakküme bu konuda da boyun eğilerek Arifiye Necmettin Erbakan Fen Lisesi ve Adapazarı Cevat Ayhan Fen Liselerine Beden Eğitimi öğretmenleri, Serdivan 15 Temmuz Şehitler Fen Lisesine de İl Teftiş Kurulu Başkanının eşi Coğrafya öğretmeni müdür olarak görevlendirilmiştir. Nitekim görevlendirmelerin yenilenme sürecinde Cevat Ayhan Fen Lisesinde görev yapan birçok üyemizin hiçbir gerekçe göstermeden görevlerine son verildi. Şimdi sayın il müdürüne sormak istiyorum bu öğretmenler hırsızlık mı yaptı, devletin malına zarar mı verdi, yoksa il genelindeki başarısız tablonun sebebi bu öğretmenlerimiz mi? Yoksa tek suçları yandaş sendikaya değil de Türk Eğitim Sen’e üye olmaları mı? Bu eğitim öğretim yılında Cevat Ayhan Fen Lisesinin müdürü değişti. Lakin diğerleri görevlerine devam etmektedir. Mevzuattaki son düzenlemeyle sayısal branş zorunluluğu da kaldırıldığı için yapılan hukuksuzluklar da meşrulaşmış oldu.
- Bir diğer konu da okullara dayatılan proje meselesidir. MEB bahsettiğimiz yeni model kapsamında uygulanacak projeleri program dahilinde planlamıştır. Lakin İL MEM bunlara ilave birçok proje eklemiştir. Zaten gereksiz evrak işleriyle boğuşan öğretmenlerimiz bu proje dayatmasıyla nefes alamaz hale gelmiştir. Bakanlığa şirin gözükmek, elde edilen makamları muhafaza etmek adına Whatsapp üzerinden okullara silsile yoluyla talimatlar yağdırmaktadırlar: yapılan çalışmaları fotoğraflayın, bizden önce sosyal medyada paylaşmayın, kağıt üstünde de olsa şu tarihe kadar şu kadar proje başvurusu yapın, her öğretmen şu kadar proje başvurusunda bulunacak, ilimizin MEBİ giriş sayısı yeterli değil öğrenci ve öğretmenler sisteme en az şu kadar giriş yapsın….gibi
Bu örnekler çoğaltılabilir. ‘Çocuğuma sert baktı’ gibi komik cimer şikayetleri sonrasında jet hızıyla öğretmenlere soruşturma açan teftiş kurulu ve il yöneticileri boyun eğdikleri bu usulsüzlüklerden sonra nasıl uyuyabiliyorlar doğrusu merak ediyoruz.
Değerli basın mensupları,
Bizim üzüldüğümüz nokta geleceğimizin teminatı çocuklarımız ve onları yetiştirecek olan öğretmenlerimizin düşürüldükleri durumdur. Sayın Cumhurbaşkanımızın da hedeflediği gibi önümüzdeki döneme TÜRK mührünü vuracaksak bunun en önemli adımı eğitim; dolayısıyla ‘Yeni Maarif Modeli’ dir. Bu modelin amacına ulaşabilmesi için taşra teşkilatındaki yöneticilerin önemli bir sorumluluğu bulunmaktadır. Birilerine yaranmak adına, bazı sendikamsı yapıları memnun etmek amacıyla değil de taşıdıkları sorumluluğa göre hareket etmeleri gerekmektedir.
Sendikal sorumluluğumuz gereği bu açıklamayı memleketimizin geleceği çocuklarımız ve eğitimin olmazsa olmaz öğesi değerli meslektaşlarımız, üyelerimizin sesi olma adına yaptığımızın bilinmesini istiyoruz. Bilinmesini istediğimiz diğer bir konuyu da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sözleriyle hatırlatıyoruz. ‘ Eğitimdir ki, bir milleti özgür, hür, bağımsız, şanlı yüksek bir toplum halinde yaşatır veya bir milleti kölelik ve yoksulluğa sevk eder.’
Ümit ÇOLAK
TÜRK EĞİTİM SEN SAKARYA ŞUBE BAŞKANI